Sigara’ya olan nefretim

sigara denen illetle bebekliğimde tanıştım babam sayesinde, babam da 13 yaşında başlamış tam 32 sene boyunca sigara içti kendisi… yanılmıyorsam 2001 yılında tam anlamıyla bıraktı sigarayı ben henüz 10 yaşındaydım ve o zamana kadar sigarasını almak için mahalle bakkalına hep ben giderdim. uzun samsun içerdi, sanırım çok iyi bir sigara değil. sanki hangisi iyiyse?…

babam bir anda sigarayı bıraktı ben çok sevinmiştim, onun sigarası yüzünden hergün bakkkala gitmek zorunda kalmayacaktım, çocukluk işte zararını düşünmüyorsun  pek…

mahallenin veletleriyle birlikte ben de ufak yaşlarda sigara içme girişiminde bulundum. arkadaşlarla her gün aynı saatlerde ortalıktan kayboluyorduk 3-5 kişi. tabii bu durumda aile fertleri endişeleniyor nerede bu çocuklar diye… biz 1 hafta boyunca sürekli hemen 2 arka sokaktaki bir inşaata giriyoruz ve herkes sigara içmeyi deniyor ben hariç. en son ben de içmeye karar veriyorum ama çok korkuyorum, ufacık çocuğum… inşaatın ufak bir odasına geçiyoruz arkadaşımla beraber. o yakıyor sigarayı ve bana uzatıyor bir fırt çekiyorum ağır geliyor ve öksürüyorum, sonrasında yavaş yavaş içime çekmeye başlıyorum. birden bi ses duyuyorum “ibrahim, ibrahimmm nerdesin?” diye… ablamların sesi bu… işte o an hayatımın en korkulu anlarından bir tanesi… neyse ben apar topar çıkıyorum inşaattan ablamların yanına gidiyorum korkar bir halde. yanlarına gittiğimde sigara koktuğumu anlıyorlar ve hemen ağzımı kokluyorlar ve beni ecel terleri döktürerek eve götürüyorlar. şimdi ablamlara sorsanız hatırlamazlar, bu onlar için önemli bir anı değildi çünkü benim için önemli olduğu için hayatım boyunca unutamam…

neyse eve giriyoruz, ablamlar hemen annemle babama yetiştiriyorlar dururlar mı? anne ibo sigara içmiş diye, onlar da ağzımı kokladılar anladılar tabi içtiğimi ben mahçup olmuş bir şekilde başım öne eğik durakaldım, ne diyeceksin ki? evet içtim var mı bir diyeceğiniz mi diyeceğim. yemez… neyse allah’tan dayak yemedim, kızdılar, konuştular, yanlış olduğunu anlattılar ben de biliyordum yanlış olduğunu ama merak etmiştim işte herkes içince ben de içmek istemiştim… ama ilk içişimde yakalandım ne kadar şanslıyım belki yakalanmasam, kaçamaklar sürecek ve sigaraya ufak yaşta alışıp gizli saklı içmeye devam edeceğim ve ilerde sigarakolik bir insan olup çıkacağım! iyi ki yakalanmışım. kızmıyorum ablamlara, seviniyorum yakaladıklarına!
babamın sigara’yı bırakma konusuna gelince adam bir arkadaşıyla otururken paketinde ki son sigarasını yakıyor ve yarısına gelmeden fırlatıp arkadaşına sigarayı bıraktım diyor ve o şekilde sigarayı bırakıyor. çok garip değil mi sizce, hop sigarayı bıraktım deyipte kaç kişi vardır bu şekilde sigarayı bırakabilen. ben babamdan başka duymadım, tanık olmadım… babam sigarayı bıraktıktan sonra sürekli çerez yemeye başladı, değişik değişik şeylerle uğraşmaya başladı, sigarayı hatırlamamak için sürekli bir şeylerle meşgul olurdu. şöyle bir sözü vardı bıraktığı zamanlarda 2km ötede sigara içilsede kokusunu alıyorum filan diyordu. doğrudur böyle manyak yapabiliyor sigara insanı, gözlemlerime göre… babam sigarayı bıraktıktan sonra dediğim gibi bol bol çerez tüketmeye başladı, biz de faydalandık tabi bu durumdan. her gün çerez, meyve yer olduk. hiç sekmezdi…

babam sigarayı bırakma aşamasında sürekli doktora gidiyordu, omzu çıkmış bahanesiyle, ee haliyle biz de ufağız ne bilelim neler olup bittiğini. meğersem adamın ciğerinde leke varmış, doktor sigarayı bırakmazsan ölürsün demiş adama “allah korusun!” sigarayı bırakmasının asıl sebebi bu galiba. neyse sürekli hastaneye git gel git gel bir şekilde ciğerindeki lekeden kurtuluyor ve bize bundan her şey olup bittikten sonra bahsediyor, hatta bahsetmiyor bile biz öğrenipte soruyoruz öyle anlatıyorlar…
benim sigara’dan nefret etme maceram lise 1’de başladı… lise 1’de okula servisle gidiyordum ve servis ilk beni alıyordu. 6 gibi uyanıp kahvaltı yapıyordum; 6 buçukta servise biniyordum. tabi uykudan daha ayılamamışsın servise biniyorsun, mal gibi oluyor insan. serviste sabah sabah sigara içiyorlardı ve benim aşırı derecede başım ağrıyordu okula gittiğimde bir kaç ders boyunca kendime gelemiyordum.. bi gün okuldan sevk kağıdı alıp sağlık ocağına gittik annemle beraber… sıramız geldi girdik içeriye doktor neyin var diye sordu, her sabah başım ağrıyor çok kötü oluyorum falan filan anlattım ben doktora durumumu… fakat o benim gözlerime odaklandı ve anneme çocukta sarılık olabilir dedi bizi behçet uz. çocuk hastalıkları hastanesine sevk ettiler. oraya gittik. uzman doktora göründüm, tahliller yapıldı fakat sarılık yoktu neyseki… başımın ağrısı için film çekildi ve sinüzit olduğu anlaşıldı. sinüzitte ken pis tarafı; kafayı üşüttüğünde, kirli hava olduğunda, ağır bir parfüm kokusunda vs. iyice azıtması… sigara’da bu durumda benim en büyük düşmanım oldu. sonrasında sigaradan nefret etme durumun katlanarak arttı. şuan hayatımda sigara kokusuna hiç tahammülüm yok. o ne iğrenç koku, ağzını burnunu tövbe estağfurullah bir şey yapıyor. üstüne başına siniyor iğreç iğrenç kokutuyor. çok sigaralı ortamda durduğun zaman gözlerinin acımasına sebep oluyor. bomboş pis bir duman…
sigara benim için, beni aldatmış eski sevgili gibi. lanet olası bir şey. sevsen sevilecek bir yanı yok. sigaraya dost diyorlar, beni aldatan eski sevgiliden bana dost olmaz.
insanların çoğu lise yıllarında bir özentilikle başlıyor bu illete. kimi kız hoşlandığı erkek içiyor diye başlıyor. kimi erkekte arkadaş ortamında altta kalmamak için başlıyor. yoksa durup dururken bir insan neden sigaraya başlar ve bu illeti hayatının en baş köşesine koyabilir ki? mecburi bir şey değil sonuçta…

bu arada sigaraya karşı gelen zamları, sigara yasaklarını sonuna kadar destekliyorum…

%100 dumansız hava sahası!

Cevapla

*

Sonraki YazıBen Geldim