Yazmayı Sevin, Yazmaya Başlayın!

Bir zamanlar kendimi rahatlatmak için kısa kısa da olsa notlar alırdım, bir nevi sıkıntılarımı birine anlattığımı varsayarak bir şeyler karalardım. Ben öyle sıkıntılarını, üzüntülerini sağa sola anlatabilen bir insan olmadığım için yazmayı tercih ediyorum.  Uzun süredir hiçbir şey yazmadığımı, hatta yazmaya ihtiyaç duymadığımı fark ettim. Geçtiğimiz günlerde sıkıldığım zamanlarda yazmış olduğum birkaç yazıya denk geldim ve okudum. Onları okurken yaşadığım sıkıntılar aklıma geldi, okurken bir anda içimde bir rahatlama oluştu. Artık o sıkıntılar yoktu. Ve yazı yazmanın, yazığım yazıları da okumanın beni ne kadar rahatlattığını, iyi hissettirdiğini  görmüş oldum. Bu yazıyı da; sizlere yazı yazmayı önermek için yazıyorum. Bir şeyler karalayın, günlük tutun. Ne yazayım diye sorabilirsiniz. Her şey olabilir, yaşamış olduğunuz bir şeyi, gün içinde yaptığınız şeyleri, ders notlarınızı, geçmişteki anılarınızı yazabilirsiniz. Yazma konusunda; bir konuya sınırlamayın kendinizi.

Neden Yazmalısınız? 

Neden yazı yazmanızı önerdiğime gelecek olursam eğer, sebebi şu; yazımın başında dediğim gibi önceden yazmış olduğum yazıları okurken rahatladım. Bana geçmişimi, yaşadığım şeyleri hatırlattı ve o zaman ile şuan ki zaman arasında dağlar kadar fark olduğunu, düşünce olarak ne kadar değiştiğimi ve geliştiğimi, ne kadar farklı düşünmeye başladığımı fark etmemi sağladı. Gerçekten insan yaşadığı şeyleri not alıp ilerde okuduğunda nelerin farklılaştığını, değiştiğini daha rahat görebiliyor. Bu yüzden sık sık bir şeyleri not alın, günlük tutun.

Bir zamanlar en sevdiğim cümlem “yazmayı severim ve sevmeyi yazarım”dı. Gerçekten yazı yazmayı çok seviyorum, ama son zamanlarda yazamıyorum daha doğrusu yazmaya pek vakit bulamıyorum. Bu yazıyı yazma planını da 2 haftadır yapıyorum sanırım. Ben genelde geceleri daha rahat yazarım, açarım bir müzik bir de nescafe yaparım kendime sonra geçerim klavyemin başında başlarım klavyenin tuşlarını arşınlamaya ve yazarken içimde öyle bir rahatlama olur ki; iyi ki yazıyorum be! derim. Şuan dediğim gibi :”)

Sevmeyi yazarım konusuna gelecek olursam da yazı yazarken genel anlamda duygusal yanım biraz daha ağır basar . Bir zamanlar twitter’da kullanıcı adım @duygusalyanim’dı ve inanılmaz sözler çıkabiliyordu parmak uçlarımdan aşk üzerine  (klavyeme, dizüstü kalemim desem pek sırıtmaz sanırım)  Onları da okudukça hangi ruh halinde yazmışım diye merak ettiğim oluyor.

Çok uzatmadan, kasmadan, sıkmadan, sıkılmadan; yazı yazmayı sevin, yazı yazmaya başlayın. Okumayı da es geçmeyin tabii! Okudukça daha güzel cümleler kurabileceğinizden emin olun!  Çok okudukça; çok yazabileceksiniz…

Bir not: Yazdıkça kendi kişisel gelişim uzmanınız olacaksınız. Demedi demeyin :”)

Cevapla

*

Sonraki YazıWindows 8'de Kullanıcı Parolasını Kaldırmak